Barınak Filmi Youtube Kanalımızda Yayında

Yönetim Kurulu üyemiz Çağatay Ankaralı’nın yönetmenlerinden biri olduğu Barınak filmi, Sürdürülebilirlik Adımları Derneği Youtube kanalından izlenebiliyor.

8. Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali ve Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’nde gösterilen Barınak, sudaki yaşamın devam edebilmesi, sahil şeridinin erozyondan korunması, sudaki ekosistemin çeşitlenmesi için insanlar tarafından inşa edilen yapay resiflerin önemine dikkat çekiyor. Barınak’ın yönetmenleri Umut Sarıboğa & Çağatay Ankaralı, yapay resifler sudaki canlılar için barınak olabilir mi sorusunun yanıtını arıyorlar.

23. Sorunlara Çözümler Buluşması’nda Amaç 17: Amaçlar için Ortaklıklar başlığını ele aldık

UNDP Türkiye çözüm ortaklığı ve Zorlu Holding desteğiyle yürüttüğümüz Sorunlara Çözümler Buluşması’nı, Amaç 17: Amaçlar için Ortaklıklar başlığında düzenledik. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları özelinde yapılan ilham verici çalışmaları ve iyi uygulama örneklerini dinlemek, karşılıklı fikir ve deneyim paylaşımında bulunmak amacıyla düzenlenen Sorunlara Çözümler Buluşması, 21 Aralık 2021 Salı günü gerçekleşti.

Etkinliğimiz, Zorlu Holding Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Genel Müdürü Aslı Alemdaroğlu ve Zorlu Holding Kurumsal İletişim Sorumlusu Selin Ekşioğlu‘nun konuşmaları ile başladı. Konuşmalarında geleceğimiz için birlikte hareket etmenin ve iş birlikleri kurmanın önemine vurgu yaptılar. UNDP Türkiye Kapsayıcı ve Sürdürülebilir Büyüme Portföy İletişim Danışmanı Deniz Şilliler Tapan moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşmak için kamu, özel sektör, sivil toplum inisiyatifleri arasındaki iş birliğinin önemine vurgu yapıldı.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşmada işbirliklerinin önemi

TÜRKONFED Genel Sekreter Yardımcısı Erhan Arslan ile küresel amaçlara ulaşmada özel sektörün rolünü, iş birliklerinin önemini, KOBİ’lerin güçlenmesini ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları odağındaki çalışmalarını konuştuk. Arslan: “En nihayetinde, sürdürülebilir kalkınma bütün kurumların bir yerde yatırımlarını, girişimlerini, çıkarlarını örtüştürmekle mümkün.”

Good4Trust Kurucusu ve Kışkırtıcısı Dr. Uygar Özesmi ile Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmada iş birliklerinin önemini, türetici kavramını, iyiliği ve kadın üreticilerin rolünü konuştuk. Özesmi: “İş birliğinin altında yatan şey iyilik. İyiliği sürekli tekrarlandığın, sana nasıl davranılmasını istiyorsan karşındakilere öyle davrandığın zaman güven ortaya çıkıyor. Güven ve şeffaflık ortaya çıktığında da iş birlikleri çok kolay oluyor.”

EBRD Sivil Toplum İlişkileri ve Özel Sektör Ortaklıkları Yönetici Mısra Özkuş ile iş birliklerinin önemini, sivil toplum ve özel sektör ile olan çalışmalarını, uyguladıkları fon kriterlerini ele aldık. Özkuş: “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının en önemli aktörü özel sektör. En zor dönüşecek ve mutlaka dönüşmesi gereken aktör de o. Özel sektörün elini taşın altına koymasını istiyoruz. Kendi içlerindeki sürdürülebilir dönüşümü sağlamak için onlara bir el uzatıyoruz.”

Sorunlara Çözümler Buluşması ile iyi uygulama örneklerinin ortaya çıkarılması, iş birliklerinin kurulmasını sağlamak için çalışıyoruz. 2022 yılında da Amaçlar için Ortaklıklar için bir araya gelmeye devam edeceğiz!

23. Sorunlara Çözümler Buluşması’nı izlemek için;

Sorunlara Çözümler Buluşması’nda Amaç 17: Amaçlar için Ortaklıklar konuşulacak

Sürdürülebilirlik Adımları Derneği olarak UNDP Türkiye çözüm ortaklığı ve Zorlu Holding desteğiyle yürüttüğümüz Sorunlara Çözümler Buluşması, Amaç 17: Amaçlar için Ortaklıklar odağında gerçekleşiyor.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları özelinde yapılan ilham verici çalışmaları ve iyi uygulama örneklerini dinlemek, karşılıklı fikir ve deneyim paylaşımında bulunmak amacıyla düzenlenen Sorunlara Çözümler Buluşması, 21 Aralık 2021 Salı günü 18.00 – 19:30 saatleri arasında yapılacak.

TÜRKONFED Genel Sekreter Yardımcısı Erhan Arslan, EBRD Sivil Toplum İlişkileri ve Özel Sektör Ortaklıkları Yöneticisi Mısra Özkuş, Good4Trust Kurucusu ve Kışkırtıcısı Dr. Uygar Özesmi’nin konuşmacı olarak yer alacağı panelin moderatörlüğünü UNDP Türkiye Kapsayıcı ve Sürdürülebilir Büyüme Portföy İletişim Danışmanı Deniz Şilliler Tapan yapacak.

Amaçlar için Ortaklıklar başlığı altında yapacağımız Sorunlara Çözümler Buluşmamızda sizleri aramızda görmekten mutluluk duyarız.

Zoom üzerinden yapılacak etkinliğimize kayıt olmak için aşağıdaki linki tıklayınız. Kaydınızın ardından e-posta adresinize bir bağlantı linki gelecektir. Bu linke tıklayarak etkinliğe katılabilirsiniz.

Etkinliğimiz Youtube kanalımız üzerinden de canlı olarak yayınlanacaktır. Sorunlara Çözümler Buluşmaları’nı izlemek için;

Sürdürülebilirlik Gündemi’nde iklim krizinden çıkışı ve adil dönüşümü konuştuk

Her yıl yüzlerce ülkenin katılımı ile gerçekleşen Taraflar Konferansı'nın (COP) bu yıl Glasgow'da 26.'sı gerçekleşti. Zirvede kömürden çıkış, ormansızlaşmanın engellenmesi, metan gazı emisyonlarının azaltılması gibi konularda yeni taahhütlerde bulunulsa da atılacak adımlar iklim krizinden çıkış için yetersiz bulundu. Avrupa İklim Eylem Ağı, Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz ile COP26 sonrası gündemi, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve adil dönüşümü, iklim krizinden çıkış için atılması gereken adımları konuştuk.

Özlem Katısöz’e göre, COP26 iklim krizinden kaynaklı zararların karşılanması için ayrı bir finansman aracının oluşturulması, daha iddialı iklim hedefleri koyulması, fosil yakıtlardan çıkışın gündeme alınması açısından başarılıydı. Ancak iklim anlaşmasında son dakika yapılan kelime revizyonları, iklim krizinde büyük payı olan ülkelerin elini taşın altına koymaması, COP26’nın kapsayıcılığı tartışma konusuydu. Katısöz: “COP26 ile kömürün bir geleceğinin kalmadığı, geride bırakılması gereken bir kaynak olduğu resmileşmiş oldu.”

İklim krizi ile uluslararası mücadelede Türkiye’nin konumunu da tartıştık. Özlem Katısöz’e göre, Avrupa Yeşil Mutabakatı Türkiye’nin Paris Anlaşması’na taraf olmasının arkasındaki güçlü motivasyonlardan biri. Katısöz: “Türkiye finansa erişim konusu nedeniyle Paris Anlaşması’na taraf olmuyordu. İklim krizi ile mücadelede belirleyici bir ülke olabilecekken geride kalan, reaksiyon gösteren ülke konumunda oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Paris Anlaşması’na taraf olacağımızı söylemesiyle, Türkiye için yeni bir dönem başladı. Daha önemli bir gelişme ise Türkiye’nin 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefini açıklamasıydı.”

İklim Krizinden Çıkış

Avrupa İklim Eylem Ağı’nın çalışmalarını, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın iklim krizi ile mücadelede rolünü ve adil dönüşümü sohbetimizde ele aldık. Katısöz’e göre, iklim krizi ile mücadelede sektörel değişimler tasarlanırken kırılgan gruplar için adaletin sağlanması gerekiyor. Katısöz: “Adil dönüşüm, meşakkatli ama kritik de bir konu. Kırılgan grupların geride kalmaması, mağdur olmaması, hatta dönüşümün yarattığı fırsatlardan öncelikle kırılgan grupların faydalanması anlamına geliyor. Kimsenin geride kalmadığı bir dönüşümden bahsediyoruz.”

Adil dönüşümün sosyal politikalar, iş gücü ve meslek politikaları ile birlikte ele alınması gerektiğini söyleyen Katısöz sözlerine şöyle devam etti: “Küresel sıcaklığı ortalama 1,5 derece ile sınırlandırmak istiyorsak karbon yoğun sektörlerin ortadan kalkması lazım. Artık kömürden elektrik üretmememiz, petrolü ve doğalgazı bırakmamız lazım. Bu bazı sektörlerin ortadan kalkması anlamına geliyor. O sektörlere bağlı iş gücünün, yerel ekonominin tamamen değişmesi gerekiyor. O iş gücünün başka düşük karbonlu iklim nötr sektörlere dönüşmesine dayalı politika uygulama mekanizmalarının tasarlanması adil dönüşümün önemli parçalarından bir tanesi.”

Dönüşüme Hazır Olmak

Katısöz: “Bu gezegen bizimle ya da biz olmadan var olacak. Barınmaya, gıdaya, temiz havaya, suya erişmek istiyorsak iklim krizinin varlığını tanımalıyız. Bunu reddetmemeliyiz ve dönüşüme hazır olmalıyız. Emisyona sebep olan sektörlerin dönüşümünden bahsediyoruz. Bu ancak üst ölçek politika kararlarıyla başarılabilir.”

Sürdürülebilirlik Gündemi’nde iklim krizinden çıkışı konuşuyoruz

Sürdürülebilirlik Gündemi'nin konuğu Avrupa İklim Eylem Ağı Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz olacak

Her yıl yüzlerce ülkenin katılımı ile gerçekleşen Taraflar Konferansı’nın (COP) bu yıl Glasgow’da 26.’sı gerçekleşti. Zirvede kömürden çıkış, ormansızlaşmanın engellenmesi, metan gazı emisyonlarının azaltılması gibi konularda yeni taahhütlerde bulunulsa da atılacak adımlar iklim krizinden çıkış için yetersiz bulundu.

Avrupa İklim Eylem Ağı Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz ile COP26 sonrası gündemi, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve adil dönüşümü, iklim krizinden çıkış için atılması gereken adımları konuşacağız.

Sürdürülebilirlik Gündemi, 16 Aralık 2021 Perşembe günü saat 16:00‘da Sürdürülebilirlik Adımları Derneği YouTube kanalında gerçekleşecek.

Herkesi etkinliğimize bekliyoruz… Görüşmek dileğiyle!

Sürdürülebilirlik Gündemi’nde yapay resifleri ve biyoçeşitliliği konuştuk

Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’nde (SYFF2021) Yönetim Kurulu Üyemiz Çağatay Ankaralı’nın yönetmenlerinden biri olduğu Barınak filminin ilk gösterimi gerçekleştirildi. Gösterimin ardından, Öğretim Üyesi Dr. Benal Gül ile yapay resifleri ve biyoçeşitliliği, Türkiye’deki yapay resif uygulamalarını ve su altı parklarının önemini konuştuk.

Yapay resifler, deniz canlılarına yaşam alanı oluşturmak için insan eliyle inşa edilen su altı yapılarıdır. Dünyada birçok amaç için kullanılabilmektedirler. Türkiye’deki yapay resiflerin kullanım alanlarını Öğretim Üyesi Dr. Benal Gül’den dinledik. “İlk hedeflerimizden biri, kıyılarımızda yaşam ortamlarının bozulmasını veya kaybolmasını telafi etmek ve ekosistemi desteklemek. Bunun yanı sıra, balıkçılık faaliyetlerinde olumsuz bir durum söz konusuysa, özellikle küçük ölçekli balıkçı dediğimiz olta balıkçısı, paragat balıkçısı için sürdürülebilir kaynak kullanılacak şekilde bir av sahası oluşturmak. Ülkemizdeki başka bir yapay resif kullanım amacı da turistik dalış faaliyetlerine yönelik dalış alanları oluşturmak.”

Yapay Resifler, Biyoçeşitlilik ve Su Altı Parkları

Yapay resiflerin biyolojik çeşitliliğin geliştirilmesine katkı sağlaması konusunda farklı görüşler var. Dr. Gül’e göre, yapay resif projeleri iyi düşünülür ve planlanırsa biyoçeşitliliğin geliştirilmesinde katkı sağlanabilir. “Yapay resifleri, daha önceden biyolojik çeşitliliğe sahip olan, yasa dışı trol faaliyetleri sonucu orada yaşayan deniz canlıların tüketildiği ya da ortamdan kaçtığı alanlara yerleştiriyoruz. Bizim orada artırmaya çalıştığımız biyoçeşitlilik, eskiden var olan, şu anda tamir etmeye çalıştığımız bir biyoçeşitllilik. İyi düşünülmüş, iyi planlanmış projeler ile bunu başarmak mümkün.” Başarılı bir proje için değerlendirme ve izleme çalışmalarının öneminin altını çizen Dr. Gül, habitata zarar vermeyen, çevredeki paydaşlarla çatışma yaratmayan, bilimsel olarak raporlanmış ve izlenmiş projeler gerçekleştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Türkiye’deki yapay resif uygulamalarını, İstanbul Yapay Resif Projesi’ni ve su altı parklarını da yayınımızda ele aldık. Su altı parkı uygulaması konusunda, ülkemizin yüksek potansiyeli olduğuna inanan Dr. Gül: “Su altı heykelleri nispeten doğal ve insanlara suyun altına indiklerinde kültürel, sanatsal zevk de verebilecek materyaller. Ülkemizde bu tarz çalışmaların daha çok desteklenmesi, tercih edilmesi gerektiğine inanıyorum. Artık ülkemiz kıyılarında dalış turizmi amaçlı gemi batırılmaması gerektiğini düşünüyorum.”

Barınak Hakkında

İklim değişikliği, sadece kara hayatını değil, deniz sularının sıcaklıkları arttıkça doğal yaşamı da olumsuz etkiliyor. Denizlerdeki en önemli sorunlardan biri de yok olan resifler. Yosunlar, algler, yengeçler, sürüngenler, deniz kaplumbağaları gibi pek çok deniz canlısı resiflerde gelişen ve yaşayan canlılardır. Bazı insanlar sudaki yaşamın devam edebilmesi, sahil şeridinin erozyondan korunması, sudaki ekosistemin çeşitlenmesi için yapay resifler inşa etmektedirler. İklim değişikliğini konuşmadığımız yıllarda yapay resifler balık üretimini artırmak için kullanılırken, son yıllarda deniz kirliliğinin önlenmesi, su kalitesinin artırılması, ekosistemin yenilenmesi gibi koruma amaçlı yapılmaktadır.

Barınak filminin yönetmenleri Umut Sarıboğa ve Çağatay Ankaralı; yapay resifler su canlıları için bir barınak olabilir mi sorusunun yanıtını arıyorlar.

Sürdürülebilirlik Gündemi’nde yapay resifleri ve biyoçeşitliliği ele alıyoruz

Sürdürülebilirlik Gündemi'nin konuğu İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Benal Gül olacak.

Yönetim Kurulu üyemiz Çağatay Ankaralı’nın yönetmenlerinden biri olduğu Barınak filmini 1 Aralık Çarşamba günü Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’nde gösterimde. Barınak filminin gösteriminin ardından, Öğretim Üyesi Dr. Benal Gül ile yapay resifleri ve biyoçeşitliliği konuşacağız.

Sürdürülebilirlik Gündemi, 1 Aralık 2021 Çarşamba günü saat 13.45‘te Sürdürülebilirlik Adımları Derneği YouTube kanalında olacak.

Festival kapsamında Barınak filmini izlemek için lütfen tıklayın.

Barınak Hakkında

İklim değişikliği, sadece kara hayatını değil, deniz sularının sıcaklıkları arttıkça doğal yaşamı da olumsuz etkiliyor. Denizlerdeki en önemli sorunlardan biri de yok olan resifler. Yosunlar, algler, yengeçler, sürüngenler, deniz kaplumbağaları gibi pek çok deniz canlısı resiflerde gelişen ve yaşayan canlılardır. Bazı insanlar sudaki yaşamın devam edebilmesi, sahil şeridinin erozyondan korunması, sudaki ekosistemin çeşitlenmesi için yapay resifler inşa etmektedirler. İklim değişikliğini konuşmadığımız yıllarda yapay resifler balık üretimini artırmak için kullanılırken, son yıllarda deniz kirliliğinin önlenmesi, su kalitesinin artırılması, ekosistemin yenilenmesi gibi koruma amaçlı yapılmaktadır.

Barınak filminin yönetmenleri Umut Sarıboğa ve Çağatay Ankaralı; yapay resifler su canlıları için bir barınak olabilir mi sorusunun yanıtını arıyorlar.

Sürdürülebilirlik Gündemi’nde İkinci Elin Sürdürülebilirliğe Katkısı Konuşuldu

Sürdürülebilirlik Gündemi'nde ikinci elin sürdürülebilirliğe katkısını sahibinden.com Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nazım Erdoğan ile konuştuk

sahibinden.com çok yakın bir zamanda “İkinci Elin Sürdürülebilirliğe Katkısı” raporunu hazırladı ve e-ticarette ikinci el etkisinin sürdürülebilirliğe katkısını somut sayısal veriler üzerinden ortaya koydu. Nazım Erdoğan ile hazırladıkları rapordaki çarpıcı verileri, tüketim alışkanlıklarını değiştirmemizin önemini ve Türkiye’deki ikinci el alışveriş algısını konuştuk.

Nazım Erdoğan: “2020 yılında, bizim aracılığımızla gerçekleşen ürünlerin el değiştirmesi sayesinde, 1.9 milyon ton karbondioksite eşdeğer emisyonun engellendiğini gördük. Bu İstanbul-New York arasında 200 yolcu kapasiteli bir uçağın 200 bin uçuşuna denk geliyor.” Erdoğan iş modellerini, Türkiye’deki ikinci el alışveriş algısını değiştirmek için yaptıkları çalışmaları, gelecek planlarını da bizlerle paylaştı. Atılan hiçbir adımın ufak olmadığının altını çizen Erdoğan: “Bizim bir değişiklikten gezegene sağlayacağımız katkı okyanustaki bir damla bile olsa, biz elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız.”

İkinci Elin Sürdürülebilirliğe Katkısı Raporu

İkinci Elin Sürdürülebilirliğe Katkısı Raporu’nun ortaya koyduğu verilere göre 2020 yılında sahibinden.com üzerinden yapılan ikinci el alışveriş sayesinde:

  • İstanbul – New York arası gerçekleşen 200.000 bin uçuşun neden olacağı emisyon,
  • Yılda 13.776 km yol yapan yaklaşık 550.000 arabanın sebep olduğu emisyon,
  • 80 tane İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadyumu yapımında kullanılan çelik,
  • 5 milyar akıllı telefon üretiminde kullanılan alimunyum,
  • 32 milyon plastik sandalyeye denk gelen plastik miktarı kadar tasarruf sağlandı.

Amaçlar için İletişim – Faik Uyanık, UNDP Türkiye İletişim Koordinatörü

Sürdürülebilirlik Adımları Derneği olarak Hollanda Kraliyeti Başkonsolosluğu desteğiyle gerçekleştirdiğimiz proje kapsamında, Amaçlar için İletişim Sohbetleri kapanışını yapıyor.

Amaçlar için İletişim Sohbetleri’nin son konuğu UNDP Türkiye İletişim Koordinatörü Faik Uyanık olacak.

Amaçlar için İletişim Sohbetleri’nin onuncusu 24 Kasım Çarşamba günü, 16:30‘da gerçekleşecek. UNDP Türkiye İletişim Koordinatörü Faik Uyanık’ı ağırlayacağımız yayınımızda, sürdürülebilirlik iletişimini, iletişim kampanyalarını ve UNDP Türkiye’nin çalışmalarını konuşacağız.

24 Kasım Çarşamba, 16:30‘da herkesi Sürdürülebilirlik Adımları Derneği YouTube kanalına bekliyoruz.

Amaçlar için İletişim Sohbetleri Nedir?

Amaçlar için İletişim Sohbetleri, Hollanda Kraliyeti Başkonsolusluğu tarafından desteklenen Amaçlar için İletişim Projesi kapsamında gerçekleşiyor. İletişim ve sürdürülebilirlik alanında uzmanları ağırladığımız serimizde, medya ve iletişimin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşmamızdaki rolü, bağımsız medya ve sürdürülebilirlik iletişimi üzerine konuklarımızla sohbet ediyoruz. Dernek Genel Sekreterimiz Doğa Tamer’in moderatörlüğünde gerçekleşen yayınlarda, konuklarımızın kendi hikayelerini dinleme fırsatı buluyor, “gelecek adına neden umutlu olmalıyız?” sorusuna birlikte yanıt arıyoruz.

Sorunlara Çözümler Buluşması’nda Amaç 9: Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı konuşuldu

UNDP Türkiye çözüm ortaklığı ve Zorlu Holding desteğiyle yürüttüğümüz Sorunlara Çözümler Buluşması’nı, Amaç 9: Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı başlığında düzenledik. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları özelinde yapılan ilham verici çalışmaları ve iyi uygulama örneklerini dinlemek, karşılıklı fikir ve deneyim paylaşımında bulunmak amacıyla düzenlenen Sorunlara Çözümler Buluşması, 9 Kasım 2021 Salı günü gerçekleşti.

UNDP Türkiye İletişim Koordinatörü Faik Uyanık moderatörlüğünde gerçekleşen panelde TÜSİAD SD² Program Koordinatörü Başak İlisulu, İTÜ ARI Teknokent Yönetici, İşbirlikleri ve Paydaş İlişkileri Uzmanı Gizem Takıl, Laska Teknoloji İş Geliştirme Uzmanı Aleyna Aydın, Vestel Beyaz Eşya Çamaşır Makinesi Fabrikalarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serkan Balcı konuşmacı olarak yer aldı.

Sanayi, üretim sırasında kullanılan enerji, su ve hammaddeler nedeniyle çevresel etkisi çok yüksek bir sektördür. Bu yüzden daha adil ve daha yeşil bir dünya için sanayi sektöründe yaşanacak dönüşüme çok ihtiyacımız var. Sanayi sektöründeki değişimi, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın olası etkilerini ve iyi uygulama örneklerini üç değerli konuğumuz ile ele aldık.

Dönüşüm için beraberlik

TÜSİAD SD² Program Koordinatörü Başak İlisulu, sanayi kuruluşlarının sürdürülebilirliğini sağlamak, daha verimli çalışmak ve işleyişlerini düzeltmek için ciddi bir dijital dönüşüme ihtiyaç olduğunu vurguladı. Dijital dönüşümün kurumun sadece içinde değil, beraber çalıştıkları ekosistemde gerçekleşmesi gerektiğinin altını çizen İlisulu: “Şirketlerin dijital dönüşümü tam bir yolculuk olarak kurgulaması, dijital dönüşümü ‘dönüşüyoruz’ demek için değil, hedefleri tespit ederek bu yolculuğa çıkması çok önemli.”

İTÜ ARI Teknokent Yönetici, İşbirlikleri ve Paydaş İlişkileri Uzmanı Gizem Takıl, İTÜ ARI Teknokent içinde yer alan girişimlerin ilerleme sürecini, girişimcilere sağlanan imkanları ve İstanbul Sanayi Odası ile birlikte başlattıkları program kapsamında sürdürülebilirlik üzerine çalışan girişimlere olan desteklerini bizlerle paylaştı. Takıl: “Karbon ayak izi, insanın bireysel çabasının da etkisiyle olumluya döndürülebilecekse bunun devlet, sivil toplum kuruluşları ve bizler gibi özel kuruluşlar tarafından desteklenmesi çok kıymetli.”

İyileştirme çabaları ve sürdürülebilirliğe katkı

Laska Teknoloji İş Geliştirme Uzmanı Aleyna Aydın, otomotiv sektöründe önemli bir sorun olan atık lastik konusunda yaptıkları dönüşümle yarattıkları etkiyi şu sözlerle dile getirdi: “Yaptığımız dönüşümle elde ettiğimiz ürünlerle hem atık lastikleri çevresel bir sorun ve ekonomik bir kayıp olmaktan kurtarıyoruz hem de iki probleme çözüm getiriyoruz. İlki, kurumları ve bireyleri etkileyen atık lastik problemi. İkincisi, karbon siyahı üretiminde kullanılan fosil yakıt kaynaklı karbon emisyonları ve maliyet.”

Vestel Beyaz Eşya Çamaşır Makinesi Fabrikalarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serkan Balcı, konuşmasında fabrikalarındaki dönüşüme, su ve enerji tüketiminde yaptıkları iyileştirmelere, atık yönetimine, sürdürülebilirliğe katkı sağlayan ürün ve projelerine yer verdi. Balcı: “Bu kadar çok insanın çalıştığı, büyük miktarda ürün üreten, geniş alana yayılmış bir şirket olarak alabileceğimiz her türlü önlemin, yapabileceğimiz her türlü iyileştirme çalışmasının çok ciddi katkı sağlayacağını ve etki edebileceğini bilerek bu sorumluluk altında hareket ediyoruz.”