KOBİ’ler için Sürdürülebilirlik Atölyesi gerçekleştireceğiz

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Meta, Habitat Derneği ve Hackquarters ortaklığında yürütülen Sınırları Aşan KOBİ’ler Projesi kapsamında "KOBİ'ler İçin Sürdürülebilirlik" Atölyesi gerçekleştireceğiz!

Sürdürülebilirlik Adımları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Kurum tarafından gerçekleştirilecek olan atölyede, KOBİ’lerin yeşil dönüşümü ve işletmelerde atılabilecek sürdürülebilir adımları konuşacağımız atölye 28/09/2022 Çarşamba günü, saat 19:00’da gerçekleştirilecektir 

Siz de işletmeninizin  daha sürdürülebilir ve doğa dostu olmasını istiyorsanız Sınırları Aşan KOBİ’ler Programı KOBİ’ler İçin Sürdürülebilirlik Atölyesi’ne BAŞVURUN! 

SINIRLARI AŞMAK İÇİN İLK ADIMI HEMEN ŞİMDİ ATIN! 

Atölyenin detayları nelerdir? 

  • Atölye Zoom uygulaması üzerinden gerçekleşecektir. 
  • Eğitime katılım ücretsizdir. Eğitim sonunda eğitime katılım sertifikası verilecektir. 
  • Başvuruları olumlu sonuçlananlara geri dönüş yapılacak olup eğitim linki katılımcıların başvurularını yapmış oldukları e-mail adreslerine gönderilecektir.   

SON BAŞVURU TARİHİ: 11/05/2022 saat 23:59

Proje hakkında detaylı bilgiye ulaşmak ve eğitim sürecine dair her türlü sorunuzun cevabı için sinirlariasanturkiye@habitatdernegi.org adresine mail atabilirsiniz.  

Proje Hakkında 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Facebook, Habitat Derneği ve Hackquarters ortaklığında yürütülen Sınırları Aşan KOBİ’ler Programı, Türkiye’deki küçük ve orta büyüklükteki işletme ve girişimcilerin dijitalleşme becerilerini artırarak sınırları aşmalarını ve küresel pazarda bir aktör haline gelmelerini hedefliyor. İşletmelerin satış ve pazarlama yetkinliklerini geliştirmeye katkı sağlayan etkinlik ve dijital pazarlama tekniklerinin yer aldığı zengin eğitim içerikleriyle program, Türkiye’deki KOBİ’ler ve girişimcilerin sınır ötesindeki uluslararası müşterilere ulaşmalarını destekliyor.  

Başvuru Formu: https://www.jotform.com/222573082560958 

Gazete Oksijen’in sürdürülebilirlik sayfalarında Sürdürülebilirlik Adımları Derneği vardı

Gazete Oksijen'in sürdürülebilirlik sayfalarında Sürdürülebilirlik Adımları Derneği vardı. 8 Temmuz 2022 tarihinde yayınlanan röportajda, Gazeteci Yazar Elif Ergu Demiral'ın sorularına yanıt verdik. Keyifle gerçekleştirdiğimiz röportajı yazının devamında bulabilirsiniz.

SADE nasıl kuruldu?

Derneğin dinamosu Emrah Kurum. Yaşanan çevresel ve toplumsal sorunları dert edinen öğrencileri, sosyal girişimcileri, sivil toplumcuları bir araya getirdi. Hepimiz zincirin birer halkasını oluşturuyorduk. Sürdürülebilirlik Adımları Derneği’nin yol haritası 2015’te çizilmeye başlandı. Ülkeler arasındaki rekabeti körükleyen, başarılı sonuçları olan ilk küresel kalkınma gündemi, Binyıl Kalkınma Hedefleri, gündemimizi oluşturuyordu. 2016’da Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları yürürlüğe girdiğinde sürdürülebilirlik kavramının anlaşılması ve etkinleşmesi gerektiğine inandık. Farkındalık yaratmak ilk hedefimiz. İkincisi kurumların sürdürülebilirlik temelli çalışmalarını güçlendirmek ve çalışmaların etkisini artırmak. Bir diğeri de bireyleri ve kurumları harekete geçirmek. Bunları başarabilmek için de üç ana odak belirledik kendimize. İletişim, işbirliği ve çalışan katılımı üzerine çalışmalar yapıyoruz. Yapmaya çalıştığımız esas şey, zihniyet ve davranış değişikliğini yaratabilmek. Evet, bilinç gelişiyor, harekete geçen, geleceğine sahip çıkan, iyiyi besleyen insan sayısı artıyor. Bizler de sorunların çözümleri için bireyler ve kurumlarla birlikte adım atmak istiyoruz.

Türetim toplumu oluşturmakla ilgili düşünceleriniz? 

Küresel Ayak İzi Ağı her yıl dünya kaynaklarınıtüketme hızımızı gösteren bir rapor yayınlıyor ve Dünya Limit Aşım Günü’nü açıklıyor. Mevcut alışkanlıklarımızla 1,75 dünya varmışçasına tüketim yapıyoruz. Bu yıl Dünya Limit Aşım Günü’nün dünya ortalaması 28 Temmuz 2022. Yani 29 Temmuz itibariyle 2023 yılının kaynaklarını tüketmeye başlayacağız. 1,75 dünya varmışçasına tüketim yaptığımızda bu,çevresel sosyal ve ekonomik sorunları beraberinde getiriyor. İhtiyaçlarımızı karşılamak için satın alma yaparkenkendimize iki soru sormamız gerekiyor. Mevcut tüketim alışkanlıklarımızla devam edip sorunların derinleşerek artmasına sebep mi olmak istiyoruz? Yoksa ihtiyaçlarımızı karşılarken değermi üretmek istiyoruz? Türetim ekonomisi işte tam bu noktada karşımıza çıkıyor. Tüketici ve üretici arasında yer alan bu kavram bize yeni alternatifler sunuyor. Bu sayede ihtiyaçlarımızı karşılarken çevreye duyarlı, sosyal açıdan adil üretim yapanları destekleyebiliriz.

Gençlerin sürdürülebilirlik konusundaki öncülüğü neden önemli? Sizce gençlerin ev ödevleri neler? 

Gençler iklim kriziyle mücadelede öncü konumda. Başlattıkları küresel iklim hareketi milyonlarca insanı harekete geçirdi, iklim krizinin karar vericilerin gündemlerinde üst sıralarda yer almasını sağladı. İklimi değil, sistemi değiştir! taleplerini yüksek sesle söylemeye devam ediyorlar. SADE olarak gençlerin dönüştürücü gücüne inanıyor ve onlara güveniyoruz. Sürdürülebilirlik konusunu benimsemeleri ve hayatlarına dahil etmeleri için çalışıyoruz. Gençler hangi sektörde olurlarsa olsunlar, çalıştıkları kurumda değişimin öncüleri olmalılar. Gençlerin liderliğinde yaşanacak dönüşüm, daha çevreci, adil ve kapsayıcı bir yaklaşımı beraberinde getirecek. Gençlerin omuzlarına büyük bir sorumluluk yüklendiğinin farkındayız. Dönüşüm yolunda onlara destek olmak için hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız. Burada bizlere daha çok ödev düşüyor.

Gençler özellikle de Z kuşağı söz edildiği kadar duyarlı mı? 

Z kuşağı çevresel ve sosyal konularla ilgili, toplumsal bilinci yüksek bir kuşak. İklim değişikliği ve sosyal adaletsizlikler karşısında ses çıkarıyor, yaşam biçimlerini değiştiriyorlar.Tüketici olarak dönüştürücü güçleri var. Doğaya, canlılara zarar vermeyen ürünler satın almak istiyorlar. Markaların taleplerine yanıt vermelerini sağlıyorlar.Z kuşağının yalnızca tüketici olarak değil, çalışacakları kurumlardan da bazı beklentileri var. Çalışacakları şirketin çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerinden sorumlu olmalarını, harekete geçmelerini istiyorlar. Taleplerini karar vericilere iletmekten çekinmiyor, dijital veya fiziksel olarak eylemler yapıyor, kampanyalar yürütüyorlar. Z kuşağının mobilize olma şekli kendisinden önceki kuşaklardan farklı. Sosyal medya kanallarından hızlı bir şekilde birlik oluyorlar. Çevresel ve sosyal problemler karşısında yüzlerce genci sokağa döküyor, etkili imza kampanyaları yürütüyorlar. 

Şirketler son dönemde sözleşmelere imza atıyor, sürdürülebilirlik raporları açıklıyor. Ancak pandemi ve sonrasında değişen ekonomik ortam şirketlerin yol haritalarını da değiştiriyor gibi. Dünya ekonomisinin lokomotifi olan dev şirketler ve ülkelerin bu konudaki stratejilerini nasıl buluyorsunuz? 

Kapitalizmin tipik işleyiş mantığı içerisinde kârı kısa zamanda realize etmek öncelikli. İş dünyası, bir zamanlar faaliyetleri sırasında doğaya verdiği zararı nasıl geri veririm diye düşünüyor ve kurumsal sosyal sorumluluk projeleri yapıyorlardı. Bu çalışmalar, sektörden ve şirket faaliyetlerinden uzaktı. Artık sürdürülebilir iş modellerine geçiş yaptılar. Sürdürülebilirliği, kurumsal yönetişim modellerinin içine aldılar. Müşterilerine, ilişkili olduğu diğer şirketlere, tedarikçilerine, bulundukları bölgeye, çalışanlarına, topluma hizmet etmeye ve gezegenin çıkarlarını gözetmeye yönelik bir sistem oturuyor. Şirketler yapacakları faaliyetten zarar ya da yarar göreceğini düşünerek hareket ediyorlar. Herkesin taleplerini hesaba katarak hareket eden şirketler, küreselleşen dünyada hem daha anlamlı bir iş yapıyor hem de yaptıkları uzun ömürlü olduğu için bundan herkes kazanıyor. Hükümetlerin de toplumları refaha kavuşturmak için eğitim, sağlık, ulaşım gibi pek çok temel hizmeti düzgün bir şekilde yerine getirmesi lazım. Hükümetler çıkardıkları mevzuatlar ve yaptıkları politikalarla zorunlulukları hızlandırıyorlar. Yerel yönetimlerin de büyük çabası ve etkisi var. Bölgesel sorunlara çözümler üretebilmek için sorundan etkilenen kişileri süreçlere dahil ediyorlar.

Büyümek, karlılık bir yana yeşil ekonomiyi destekleyecek sistemlerin yeni oluşuyor olması şirketleri nasıl etkiliyor?  

Şirketlerin iklim krizine karşı, ortak amaçlar etrafında harekete geçebilmeleri için en önemli sistemsel değişim Avrupa Yeşil Mutabakatı oldu. Buna göre; şirketlerin karbon salımını 2030’a kadar yüzde 50 azaltması, 2050’de karbon nötr olmaları gerekiyor. Çevresel açıdan duyarlı olmak, bunu destekleyen iş modelini tasarlamak şirketlerin odağına alması gereken konulardan biri.Özellikle geniş tedarik zincirine sahip olan şirketlerin, tedarikçilerinin de konuyu sahiplenmesini sağlaması gerekiyor. Yatırımıda hangi odak alanlarında, ne şekilde yaptığınız önemli hale geliyor, çünkü artık finans kuruluşları iklime negatif etki eden şirketlere fon vermiyor. Uluslararası sigorta şirketlerifosile dayalı yatırımları sigortalamayacağını duyurdu.Yeni dönemde şirketlerin yaptığı çalışmaların çevresel duyarlılığa sahip olması,bunu şeffaf bir şekilde paylaşması gerekiyor. 

 Sosyal girişimcilik ve sosyal etki girişimciliği dünyayı değiştirebilir mi? 

Toplumsal ve çevresel sorunların üstesinden gelebilmek için yenilikçi iş modelleri sunan sosyal girişimciler dünyayı değiştirme gücüne sahipler. Yaşadıkları veya etrafında gördüğü sorunlara sahip çıkmayı seçen, bu sorunları girişimleriyle çözmeyi amaç edinen sosyal girişimler dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getirirken; çok daha “kârlı” işler yapıyorlar.

2030’a giderken, güç dengeleri değişirken yeni yol haritaları neler olmalı? 

İklim değişikliğinin etkileri ile mücadelede iş dünyası çok kritik bir rol oynuyor. Şirketler değer zincirindeki tüm halkaların beklenti ve ihtiyaçlarına sürdürülebilirlik anlayışını benimseyerek yanıt vermeliler. İş yapış biçimlerinin hızlı ve köklü dönüşümüne ihtiyacımız var. Şirketler dönüşümü hızlandırmak için ilk olarak mevcut durumlarını değerlendirmeli, “neyi farklı yapmamız gerek?” sorusunu sormalılar. Tüm faaliyetlerinin çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele almalılar. Geleceğe yönelik hedeflerini belirlemeli ve yaptıkları çalışmaları raporlamalılar. Operasyonel süreçlerini sürdürülebilirlik stratejisinin etrafında yapılandırmayı başaran ve bunu tüm paydaşlarını, çalışanlarını dahil ederek yapan şirketler hızlı yol alabilirler. Çalışan katılımı ve çalışanların şirket içi karar verme mekanizmalarında yer alabilmeleri, sürdürülebilirlik prensibinin şirket bünyesine entegre edilmesinde büyük önem taşıyor. İş dünyası,sosyal girişimler, kamu kurumları ve STK’ların işbirliği kurması, çözüm için birlikte hareket etmeleri şart.

Röportaj linki: https://gazeteoksijen.com/ekonomi/2022nin-29-temmuzunda-2023un-kaynaklarini-tuketmeye-baslayacagiz-157370

Otellere yönelik çevresel sürdürülebilirlik eğitimi gerçekleştirdik

Tepebaşı Sürdürülebilir İşletmeler Projesi kapsamında Dernek Yönetim Kurulu Başkanımız Emrah Kurum çevresel sürdürülebilirlik özelinde otellerin yapabilecekleri iyileştirmeler üzerine eğitim gerçekleştirdi.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın başarıya ulaşması için ülkeler, kurumlar ve bireyler olarak hepimize görevler düşüyor. Peki, atık yönetimi, su yönetimi, gıdaya erişim, enerji kullanımı ve tasarrufu konularında oteller neler yapabilir? Yapılan bu çalışmaların çevresel sürdürülebilirliğe katkısı nedir? Tepebaşı Belediyesi’nin Tepebaşı Sürdürülebilir İşletmeler Projesi kapsamında, 15 Haziran 2022 Çarşamba günü Dernek Başkanımız Emrah Kurum çevresel sürdürülebilirlik özelinde otellerin yapabilecekleri iyileştirmeler üzerine eğitim gerçekleştirdi. 

Otellere yönelik gerçekleştirilen bu eğitimde; sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, çevresel sürdürülebilirlik özelinde otellerin yapabilecekleri iyileştirmeler ele alındı. Temiz Su ve Sanitasyon, İklim Eylemi, Sudaki Yaşam ve Karasal Yaşam odağında detaylı bilgilendirme yapıldı. Bu odak alanlarında Türkiye’den ve dünyadan iyi uygulama örnekleri paylaşıldı. Sunumun ardından, katılımcılarla birlikte otelin farklı bölümlerinde iyileştirme alanları tespit edildi. Katılımcılar atık yönetimi, su yönetimi, gıdaya erişim, enerji kullanımı ve tasarrufu konularında kendi uygulamalarından bahsederek deneyim paylaşımı yaptı.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

27. Sorunlara Çözümler Buluşması’nda İklim Değişikliğine Bağlı Afetlere Uyum Konuşuldu

Sürdürülebilirlik Adımları Derneği olarak UNDP Türkiye çözüm ortaklığı ve Zorlu Holding desteğiyle yürüttüğümüz “Sorunlara Çözümler Buluşmaları”nın 27.’sini Amaç 13: İklim Eylemi başlığında gerçekleştirdik. İklim değişikliğine bağlı yaşanan afetlere hazırlıklı olmak ve riskleri azaltmak üzere değerli konuklarımız öneri ve tecrübelerini bizlerle paylaştılar. UNDP Türkiye “Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi” İletişim Asistanı Merve Elibirlik'in moderatörlüğü üstlendiği panelde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanı Doç. Dr. Çiğdem Tuğaç, Grundfos Türkiye İletişim Müdürü Gonca Başar, Yerli Yeşil Yeni Koordinatörü ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu ve Ecording Kurumsal Partnerlikler ve Satış Müdürü Zehra Solmaz konuşmacı olarak yer aldı.

Çevresel riskleri merkeze almamız gerek

Yerli Yeşil Yeni Koordinatörü ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu’nun iklim değişikliğinin artırdığı riskleri nasıl önceliklendirmemiz gerektiği hakkındaki görüşlerini dinledik. “Toplum olmadan ekonominin olmadığı, ekonomi olmadan da toplumun hayatta kalmasının mümkün olmadığı gerçeğini bilerek bu riskleri tanımlamamız gerek.” Son zamanlarda yaşanan afetlerin getirdiği zararların ve risklerin önlenmesinin yetersizliğini vurgulayan Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu: “Aşırı betonlaşma, asfaltlar, alışveriş merkezleri ile donatılmış bir şehre yağan yağmuru özümseyebilecek toprağın ve  yeşil alanın neredeyse olmaması Başkent Ankara’da büyük risklerle karşı karşıya kalmamıza neden oldu.”

Kırılganlıkları azalt, dirençliliğini artır, uyum kapasiteni güçlendir

Kentsel alanların iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek yerler olduğunu dile getiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanı Doç. Dr. Çiğdem Tuğaç:Biz projeksiyonlarla bazı etkileri ön görebiliriz fakat bir de ön göremediğimiz etkiler bulunmakta. Bunlar maalesef ki daha şiddetli, sık ve yaygın bir şekilde görünmekte.” İklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamak üzere eylemler tanımlanmadığı sürece hedefimize ulaşmamız zorlaşacak. Bu durumu önlemek adına yapılabilecekleri anlatan Dr. Çiğdem Tuğaç: “İlk adımımız etki ve etkilenebilirlik analizleri ile başlamak olmalı. Böylelikle, sorunumuzu anlayabilir, uyum eylemlerini de tespit edebiliriz.” Dr. Çiğdem Tuğaç sözlerini şu şekilde tamamladı: “İnsanlık doğa temelli çözümler ile mühendislik çözümlerin hibrit biçimde kullanıldığı bir eğilime doğru gitmekte.”

İklim için çalışmak aslında su için çalışmaktır

Grundfos’un her faaliyetinin sürdürülebilirlik odağında gerçekleştirildiğinin altını çizen Grundfos Türkiye İletişim Müdürü Gonca Başar: “Attığımız adımlarla küresel bir fark yaratmaya, Ar-Ge çalışmalarımız ile her yeni ürünümüzde biraz daha enerji verimli ve su tüketimini azaltmaya yönelik ürünler geliştirmeye çalışıyoruz.” Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşmak için öncelikle şirketlerin enerji tüketimini azaltması gerektiğini belirten Başar, çevre mevzuatlarına uyumlu hareket edip karbon ayak izlerini iyileştirerek enerji optimizasyonunun sağlanabileceğini dile getirdi.

Küçük değişimler ekosistem ve sürdürülebilir bir dünya için büyük katkıda bulunuyor

Ecording Kurumsal Partnerlikler ve Satış Müdürü Zehra Solmaz: “İklim krizini durdurmak için yapmamız gereken en temel şey üretim ve tüketim biçimlerimizi değiştirmek ve fosil yakıtları toprağın altında bırakmak.” İklim değişikliğine bağlı afetlerden ormanların ciddi şekilde etkilenmesinin ve ormansızlaşmanın iklim değişikliğini derinleştirdiğinin altını çizen Zehra Solmaz: “Ormanları kaybettikçe biyoçeşitliliği de kaybediyoruz, ekosistemlerimizi yok ediyoruz. Hepimizin üzülerek takip ettiği orman yangınları ve tropikal alanların endüstriyel tarıma açık olması gibi nedenlerle ciddi oranda ormanı kaybettik.” Bu alanların ve orada yaşayan canlıların korunması için yapılan baskının şirketlerin daha sürdürülebilirlik odaklı olmasını ve karbon ayak izlerinin azalması için daha az enerji tüketmesiyle sonuçlandığını vurguladı.

Yazıda emeği geçen Veibe Maksuti’ye çok teşekkür ederiz.

Etkinliğimiz Youtube kanalımız üzerinden de canlı olarak yayınlanmıştır. 27. Sorunlara Çözümler Buluşması’nı izlemek için;

Sürdürülebilirlik Gündemi’nde RepMan İtibar Araştırmaları Merkezi Kurucu Başkanı Salim Kadıbeşegil ve ZENNA Kurumsal Marka Araştırmaları Başkanı Nuran Aksu’yu ağırladık

Sürdürülebilirlik Gündemi’nde RepMan İtibar Araştırmaları Merkezi Kurucu Başkanı Salim Kadıbeşegil ve ZENNA Kurumsal Marka Araştırmaları Başkanı Nuran Aksu’yu ağırladık.

Şirketlerin iklim krizine yönelik stratejiler geliştirmesi sürdürülebilirlik ve iklim bağlamında büyük bir önem taşımaktadır. Sürdürülebilirlik ve iklim arasındaki önemli meselelerden birisi de tüketici beklentileri ve satın alma davranışlarıdır. Bu noktada da markalara büyük sorumluluk düşmektedir. RepMan İtibar Araştırmaları Merkezi’nin 10 yılı aşkın süredir gerçekleştirdiği ve her yıl farklı bir konuyu ele aldığı forum bu yıl geçtiğimiz günlerde gerçekleştirildi. Forumda ‘Tüketici iklim değişikliği konusunda kurumlardan ne bekliyor?’ konusu genel hatlarıyla konuşuldu. Sürdürülebilirlik Gündemi’nde RepMan İtibar Araştırmaları Merkezi Kurucu Başkanı Salim Kadıbeşegil ve ZENNA Kurumsal Marka Araştırmaları Başkanı Nuran Aksu ile RESPECT 2022 araştırması sonuçlarını ele aldık.

Salim Kadıbeşegil: ‘’Bu araştırmalarla işin ciddiyetinin ne kadar farkındayız bunu anlamaya çalışıyoruz. Bir grubu, bir kişiyi, bir şirketi etkileyebilirsek onların performansını arttıracak bir bilgiyi onlara taşıyabilirsek sonuçlarından hepimiz besleneceğiz. Bizim araştırmalarımız, yurt dışındaki aktivist yatırımcıların şirketler üzerinde kurduğu baskılar bunların hepsi bir araya geldiği zaman anlamlı oluyor. Bunun içerisinden bir şey çıkartıp gündem yapmamız lazım. Bizim RepMan olarak bu misyonu hayata geçirmek üzerine bir duruşumuz var.’’

Yapılan araştırmaya göre halkın bilinçsizliği, plastik atıklar, bilinçsiz su kullanımı iklim değişikliğinin ana nedenleri olarak tanımlanıyor. Halkın ve kanaat önderlerinin konuya nasıl yaklaştığını Nuran Aksu’dan dinledik: ‘’Halka göre iklim değişikliğinin temel nedeni bilinçsizlik. Konuya kanaat önderleri perspektifinden baktığımızda kanaat önderleri konunun yönetimsel içeriğini devreye sokuyor.  30 tane kanaat önderi ile iklim değişikliğinin nedenleri hakkında görüştük ve %75’i fosil yakıtlar diyor, %70 civarlarında çarpık kentleşme ve ardından %50 bandında halkın bilinçsizliği geliyor. Kanaat önderleri ve halkı karşılaştırdığımızda, halk duyduğunu söylüyor. Kanaat önderleri ise hükümet politikalarının devreye girmesinin gerektiğini söylüyor. Hemen ardından toplumun bilinçlenmesi gerektiğini, bilinçsiz olması halinde bu düzenin bu şekilde gideceğini söylüyor.’’

Sorunlara Çözümler Buluşması’nda İklim Değişikliğine Bağlı Afetlere Uyum Konuşulacak

Sürdürülebilirlik Adımları Derneği’nin UNDP Türkiye çözüm ortaklığı ve Zorlu Holding desteğiyle yürüttüğü Sorunlara Çözümler Buluşması, Amaç 13: İklim Eylemi odağında gerçekleşiyor.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları özelinde yapılan ilham verici çalışmaları ve iyi uygulama örneklerini dinlemek, karşılıklı fikir ve deneyim paylaşımında bulunmak amacıyla düzenlenen Sorunlara Çözümler Buluşması, 14 Haziran 2022 Salı günü 18.00 – 19:30 saatleri arasında yapılacak.

Sosyal girişimcileri, akademisyenleri, sivil toplum kuruluşlarını, özel sektörü ve kamu kurumlarını bir araya getiren Sorunlara Çözümler Buluşması’nda iklim değişikliğine bağlı afetlere uyum kurumların iyi uygulama örnekleri çerçevesinden konuşulacak.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanı Doç. Dr. Çiğdem Tuğaç, Grundfos Türkiye İletişim Müdürü Gonca Başar, Yerli Yeşil Yeni Koordinatörü ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu ve Ecording Kurumsal Partnerlikler ve Satış Müdürü Zehra Solmaz‘ın konuşmacı olarak yer alacağı panelin moderatörlüğünü UNDP Türkiye “Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi” İletişim Asistanı Merve Elibirlik yapacak.

İklim değişikliğine ve afetlere uyum başlığı altında yapacağımız Sorunlara Çözümler Buluşmamızda sizleri aramızda görmekten mutluluk duyarız.

Zoom üzerinden yapılacak etkinliğimize kayıt olmak için aşağıdaki linki tıklayınız. Kaydınızın ardından e-posta adresinize bir bağlantı linki gelecektir. Bu linke tıklayarak etkinliğe katılabilirsiniz.

Etkinliğimiz Youtube kanalımız üzerinden de canlı olarak yayınlanacaktır. Sorunlara Çözümler Buluşmaları’nı izlemek için;

Sürdürülebilirlik Gündemi’nin konukları RepMan İtibar Araştırmaları Merkezi Kurucu Başkanı Salim Kadıbeşegil ve ZENNA Kurumsal Marka Araştırmaları Başkanı Nuran Aksu olacak

Sürdürülebilirlik Gündemi'nin konukları RepMan İtibar Araştırmaları Merkezi Kurucu Başkanı Salim Kadıbeşegil ve ZENNA Kurumsal Marka Araştırmaları Başkanı Nuran Aksu olacak.

Şirketlerin önümüzdeki dönemde iklim krizine yönelik stratejiler geliştirmesi ve etkin politikalar yürütmesi büyük önem taşıyor. Tüketicilerin beklentileri ve satın alma davranışları değiştikçe markalara büyük sorumluluklar yükleniyor. Sürdürülebilirlik Gündemi’nde bu hafta, RepMan İtibar Araştırmaları Merkezi Kurucu Başkanı Salim Kadıbeşegil ve ZENNA Kurumsal Marka Araştırmaları Başkanı Nuran Aksu ile RESPECT 2022 araştırmasının sonuçlarını konuşacağız.

Sürdürülebilirlik Gündemi, 2 Haziran 2022 Perşembe günü saat 17:00‘da Sürdürülebilirlik Adımları Derneği YouTube kanalında gerçekleşecek.

Hepinizi sohbete bekliyoruz.

Kadın ve İklim Atölyesi’nde yerinizi ayırtın

Sürdürülebilirliğin Sorumlu Mühendisleri Projesi kapsamında gerçekleştireceğimiz son Çözümler Atölyesi'nde yerinizi ayırtın!

Sürdürülebilirliğin Sorumlu Mühendisleri Projesi kapsamında gerçekleştireceğimiz son Çözümler Atölyesi’ne davetlisiniz. 27 Mayıs 2022 Cuma günü, Zemin İstanbul’da “Kadın ve İklim Atölyesi”nde birlikte olacağız. Atölyede gençler, kadınların iklim değişikliğinin etkileri karşısında karşılaştıkları zorlukları ve mücadeledeki rollerini ele alacaklar.

Çevresel ve toplumsal sorunların farkında olan ve bu sorunları kendine dert edinen 18-30 yaşları arasındaki herkesi atölyemize davet ediyoruz!

Atölye günü ve saati: 27 Mayıs 2022 Cuma | 14:00 – 18:00
Atölye yeri: Zemin İstanbul

Atölye katılımcılarına katılım belgesi verilmektedir.

Kayıt olmak için tıklayın!

Etkinlik Akışı:
14:00 – 14:30 Buluşma & Tanışma
14:30 – 15:15 Kadın ve İklim Sunumu
15:15 – 15:45 Sorunlar Atölyesi
15:45 – 16:00 Ara
16:00 – 16:30 Çözümler Atölyesi
16:30 – 17:00 Sunumlar
17:00 – 17:10 Ara
17:10 – 17:30 Soru & Cevap
17:30 – 17:50 Uzmanların Kariyer Adımları
17:50 – 18:00 Ölçme ve Değerlendirme & Kapanış

Sürdürülebilirliğin Sorumlu Mühendisleri Projesi Hakkında
Sürdürülebilirlik Adımları Derneği ve Grundfos Türkiye tarafından, Grundfos | Poul Due Jensen Vakfı’nın desteğiyle yürütülen Sürdürülebilirliğin Sorumlu Mühendisleri Projesi sürdürülebilirlik ve mühendislik arasındaki ilişkiye dikkat çekmeyi, genç mühendislerin çevresel, sosyal problemler karşısında çözümler üretmelerini amaçlıyor. Proje kapsamında, iklim krizi, enerji, su ve toplumsal cinsiyet eşitliği temalarında 6 panel, 5 Çözümler Atölyesi gerçekleştirilecek.

✨İlham Al, Çözüme Odaklan, Harekete Geç!

Sorunlara Çözümler Buluşması Amaç 4: Nitelikli Eğitim odağında gerçekleşti

Sürdürülebilirlik Adımları Derneği olarak UNDP Türkiye ve Zorlu Holding desteği ile yürüttüğümüz “Sorunlara Çözümler Buluşması’nın” 26.’sını gerçekleştirdik. Amaç 4:Nitelikli Eğitim” odağında gerçekleşen buluşmamızda İzelman Yönetim Kurulu Başkanı ve İzmir Kent Konsey Başkanı Prof. Dr. Adnan Akyarlı, Öğretmen Ağı Genel Koordinatörü Buket Sönmez, Tolkido Kurucu Ortağı Can Yıldız ve Esas Sosyal Direktörü Özlem Akgün Eşmelerbizlere hikayeleriyle ve yaptıkları çalışmalarla ilham verdiler.

Nitelikli eğitim temel bir insan hakkıdır

“Amaç 4: Nitelikli Eğitim” odağında gerçekleşen buluşmamızın moderatörlüğünü üstlenen UNDP Türkiye İletişim Sorumlusu Bahar Paykoç; “Amaç 4’e ulaşmamız,  tüm küresel amaçlara ulaşabilmemiz için  çok önemli. Daha iyi bir dünyaya ulaşmamız için sürdürülebilir kalkınma gibi önümüze konulmuş olan idealleri, buna katkıda bulunacak insanları geliştirmek anlamına geliyor.”

Nitelikli eğitim amacına ulaşmak için en iyi iki yoldan birinin iş birliği içinde çalışmak olduğunu söyleyen Paykoç, ikincisinin de UNDP Türkiye mottosu olan kimseyi geride bırakmamak olduğuna inanıyor.

Sürdürülebilir kalkınma için nitelikli eğitim gerekli

Eğitimci, yerel yönetimlerde, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarında aktif görev alan İzelman YK Başkanı ve İzmir Kent Konsey Başkanı Prof. Dr. Adnan Akyarlı; “Tüm bu deneyimlerinizi düşündüğümüzde Nitelikli Eğitimi nasıl tanımlarsınız sorusuna eğitimin bir boyutunun aynı zamanda bireysel gelişime bağlı olduğunu söyledi ve sözlerine devam etti: “Herkesi kapsayan nitelikli bir eğitim sağlayabilirsek sürdürülebilir kalkınma için ulaşılması gereken hedefleri çok daha rahat başarabileceğimizi düşünüyorum.”

Tekrarlanan eğitim ve bilgilerin zamanla etkisini kaybedeceğini ve her fırsatta yeniliğe doğru adım atılması gerektiğini düşünen Akyarlı, kişi ancak yaratıcı olursa gelişimin var olacağını belirtti ve yaratıcılığın özgür düşünce gerektirdiğini de sözlerine ekledi.

Nitelikli ve kapsayıcı eğitime erişmek için en önemli aktörler öğretmenlerdir

Öğretmenler adına değil, öğretmenlerle beraber hareket eden bir oluşum olduklarını vurgulayan Öğretmen Ağı Genel Koordinatörü Buket Sönmez, Öğretmen Ağı’nın oluşum hikayesini katılımcılarla paylaştı. Öğretmenlerden aldıkları geri dönüşleri de aktaran Sönmez, kendilerini yalnız ve çaresiz hisseden pek çok öğretmen olduğunu belirtti. “Bir değişim çağrısı oluşturduk. Öğretmeni merkeze alan ama onun çevresine eğitimin dışında da olsa odağına eğitimi alan, öğretmenle birlikte hareket etmek isteyen tüm paydaşları bir araya getiren bir dayanışma ağıyla sürdürülebilir bir öğrenme topluluğu oluşturabiliriz.”

“Sadece geçen yıl ağımızda 400 tane etkinlik oldu.” diyerek Öğretmen Ağı’nın amaçlarından bahseden Sönmez, “Bu etkinliklerin amacı, bir arada düşünmek, üretmek ve çözüm oluşturmak için çeşitli araçlar geliştirmek. Kimi zaman bir deneyim paylaşımı etkinliği olabiliyor, kimi zaman ortak stratejiler belirleniyor, kimi zaman da belli bir sorun etrafında bir araya gelip o sorunun çözümü için çalışılıyor.” dedi.

Gençlik ve istihdam alanında sürdürülebilir yatırımlar yapıyoruz

Türkiye’de ne eğitimde ne de istihdamda yer alan büyük bir genç nüfusu var. Genç istihdamını odağına alan Esas Sosyal Direktörü Özlem Akgün Eşmeler, çözüm olarak en başta eğitimin geldiğini düşünüyor. “Hedefimiz holdingin itibarını güçlendirmek değil, gençlere istihdam kazandırmak ve sosyal hayata katılmalarını sağlamak.”, diyerek bizlere kısaca amaçlarını açıklayan Eşmeler: “Özellikle, Anadolu’da daha az bilinen devlet üniversitelerinde okuyan gençlere okuldan işe geçiş süreçlerinde istihdam sağlıyoruz veya istihdam edilebilirliklerini artırmak için eğitimler veriyoruz.”

Amacımız bağımsız bir hayat

Özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar için geliştirilen ve bugün 15.000’den fazla çocuğun günlük olarak kullandığı yeni nesil bir öğrenme platformu olan Tolkido’nun Kurucu Ortağı Can Yıldız, platformun amacını bizlerle paylaştı. “Uygulamalı davranış analizinde yoğun eğitim alan otizmli bir bireyin yetişkin olduğunda bağımsız bir hayatının olma oranı %55 olarak ölçülmüş. Türkiye’de otizmli çocuklar ailesine %100 bağımlı olarak yetişiyorlar. Türkiye’de bağımsızlığını kazanabilmiş bir otizmli çocuk bile yok ve bu eğitim sistemimizden kaynaklanıyor. Türkiye’de yaygınlaştırmaya çalıştığımız yöntem ve ailelere sunduğumuz rehberlikle çocukların bağımsız bir hayat sürebilmelerinin önünü açmaya çalışıyoruz. Bütün amacımız bu. Bunları yaparken ailelerine de mobil uygulama üzerinden özel eğitimler veriyoruz. En iyi ve en donanımlı sınıflarda verilen bilimsel tabanlı eğitimi, hiçbir donanımı olmayan bir evde de aynı kalitede vermeyi amaçlıyoruz.”

Yazıda emeği geçen Veibe Maksuti’ye çok teşekkür ederiz.

26. Sorunlara Çözümler Buluşmaları’nı izlemek için;

Sürdürülebilirliğin Lider Kadınları panelini gerçekleştirdik

25 Nisan 2022 tarihinde gerçekleştirdiğimiz “Sürdürülebilirliğin Sorumlu Mühendisleri” projemizin ilham veren sektörel buluşmalarının beşincisinde bizlere konuk olan Mühendis ve Mimar Kadınlar Derneği (MÜKAD) Başkanı Züheyla Özcan; İnşaat ve Çevre Mühendisi Dr. Duygu Erten ve GRUNDFOS Türkiye ve Orta Asya Bölge Satış Direktörü Meriç Atarson derece ilham verici tecrübe ve bilgilerini paylaştılar.

Önyargıların Üstesinden Gelmek Mümkün

Kadın Mühendislere bakış açılarının zamanla değişebileceğine inanan Mühendis ve Mimar Kadınlar Derneği Başkanı Züleyha Özcan (MÜKAD), kariyerinin başlangıcında yaşadığı zorluk ve önyargıların arasında ilham bularak hedeflerine ulaşmasını, iş hayatındaki ve farklı STK’lardaki tecrübelerini bizlerle paylaştı; “Bir takım öğrenilmiş ve öğretilmiş korkularımız olduğunu öğrendim. Başka girişimci kadınların yaşadıkları zorluklar, tecrübe ve bilgi paylaşımları bana çok yol gösterdi. Yalnız olmadığımı gördüm her şeyden önce. Hem yalnız değildim hem de herkes aynı yollardan geçiyordu. Birbirimize destek olmamız gerektiğini de orada gördüm.”

MÜKAD’ın kuruluş hikayesini ve amaçlarını da aktaran Özcan, kadınların azimle pek çok önyargının üstesinden çalışarak gelebileceklerini gösterdi.

“Bir hedefimiz var, bu öncelikle kız çocuklarını okutmak. Mühendislik okuyan kız çocuklarının yalnız olmadıklarını hisettirmek. Fırsat eşitliğini sağlamak, staj imkanı sunmak ve burs vermek amacıyla yola çıktık. Amacımız MÜKAD olarak daha çok sayıda kız öğrenciye ulaşmak, daha çok sayıda projeye imza atmak ve tabii toplumsal cinsiyet eşitliği algısını MÜKAD olarak daha fazla yaygınlaştırmak.”

Çözümlerimizle insanların yaşam kalitesini artırıyoruz

Bir yerlerden başlamanın veya en azından başlayanlara dahil olmanın değerli olduğunu belirten Grundfos Türkiye ve Orta Asya Bölge Satış Direktörü, kadınların sürdürülebilirlik alanında sağladığı verimi kendi tecrübelerini de örnek göstererek, Grundfos’a tekrar geri dönmesinin nedenlerinden ve görevinden bahsetti.

“Grundfos’ta enerji optimizasyonu daha net bir şekilde söylenecekse; enerjinin sistemlerde daha verimli kullanılmasıyla ilgili yenileme projelerinin, yöneticisi olarak geri döndüm.”

Grundfos’ta kendi pozisyonunda yer alan satış direktörleri içerisinde en genç kadın liderlerden biri olan Meriç Atar; “Grundfos’un vakıf firması olmasının altını çizen Atar, “Global gelirinin %90’a yakını vakfa ait. Bu vakıf gelirleri nereye gider? Ne yapar? Açıklayacak olursak; Vakıf gelirleri, firmanın sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusundaki sponsorluklarına ya da şirketin teknolojik yatırımlarına, AR-GE’sine sivil toplum örgütlerin yaptıkları yatırımlara, kampanyalarına, bağışlara gidiyor. Çünkü şirketin politikası dünyada su ve iklim sorunlarına çözüm sağlayacak teknolojilere, öncülük etmek ve insanların yaşam kalitesini artırmak.”

İklim değişikliğini durdurabiliriz

Erkek egemen ve erkek yoğun olan bir endüstride aktif mücadele veren Dr. Duygu Erten: “Ben kalbinde sivil-toplumcu olan ama aynı zamanda bir kadın girişimci, akademisyen ve birçok macerası olan bir kişiyim.”

“Yeşil Binalar” kavramını Türkiye’ye benimseten ve konuyla ilgili derneğin kurulmasını sağlayan iklim aktivisti Dr. Erten  tecrübelerini bizlerle paylaştı: “Vakıf ofisimiz kapandığında, babamın bütün ısrarlarına rağmen kendi şirketimi kurdum. Çünkü içimde, Türkiye’nin yeşil dönüşümüne katkıda bulunmak  için yeterince kurum olmadığı düşüncesi ve benim de bunu yapabileceğim hissi vardı. Fakat cesaretimi kırmak için herkes birleşti ve neredeyse hiç destekçim olmadan şirketimi kurdum. 13 senenin sonunda Türkiye’ye 13 adet global ödül getiren bir şirketim var.”

Dr. Erten sürdürülebilir bir dünya için yaklaşımlarını ve çabalarını şöyle aktardı: “Son derece pozitifim çünkü insanoğlu büyük bir refah dönemi geçirdi ve artık rahatlamış ve tamamen tüketici olmuştu. Halbuki bu insana çok yakışmayan bir şey. İnsan inovasyon odaklı ve biz ancak rahatsız oldukça  inovatif olabiliriz. Bu nedenle ben bu dönemi çok güzel kullandığıma inanıyorum ve yaşamımın bu döneminin de böyle bir krizle karşı karşıya kalmasına aslında içten içe seviniyorum.”

Özellikle gençlere ve öğrencilere yönelik konuşan Dr. Erten, sürdürülebilirliğin daha fazla ses getirmesi açısından, bu alana yönelik oluşturdukları ders ve bölümlerin seçilmesinin ilerisi için ne kadar büyük bir yatırım olacağını anlattı.

“Öğrencilerin şu bağlantıyı çok iyi anlamaları gerek; enerji verimliliği arttıkça, fosil yakıtlardan uzaklaştıkça, gömülü enerji konusuna el attıkça iklim değişikliğini durdurabiliriz.”

Yazıda emeği geçen Veibe Maksuti’ye çok teşekkür ederiz.